Kişisel

Çantamda Ne Var?

10 Temmuz 2016

1

Bu yıl, yaklaşık 100.000 erkek, kadın ve çocuk, Orta Doğu’dan, Kuzey Afrika’dan ve Güney Asya’dan ayrılıp lastik botlarla Yunan adalarına doğru yolculuğa başladılar. Önceden anlaştıkları kaçakçılarla birlikte Akdeniz’de, Ege’de, pazar tezgahında yan yana dizilmiş balık misali sıkışık bir şekilde o küçük botlarda gitmek zorunda kaldılar.

Kaçakçılar tarafından suistimal edildiler, güvenlik için vaadler söylendi.

Çoğu yanında sadece değerli eşyalarını getirdi. Aralarından bazıları, getirdikleri çantaları botun su almaya başlaması nedeniyle denize attı.

Denizden sağ salim kıyıya ulaşanların bazılarının yanında getirdikleri eşyalar, onların önceki hayatlarında nasıl bir yaşam sürdürdüklerinin bir göstergesi.

Bir Anne: Aboessa, 20, Şam – Suriye

2

Aboessa, Filistinliler için yapılmış gayriresmi bir kamp bölgesi olan Yarmouk’ta yaşıyordu. Savaşın bu bölgeyi de içine almasıyla eşini ve 10 aylık çocuğunu da alıp oradan kaçmayı başardı. Türkiye sınırlarını geçtikten sonra bir haftalarını Türkiye’deki kamp bölgelerinde geçirdiler ve daha sonra bir kaçakçı botuna atlayıp güvenli gördükleri Avrupa kıyılarına yol almayı amaçladılar.

Türk sahil güvenliği, kıyıları dolaşırken Aboessa ve ailesinin de içinde bulunduğu botu farketti ve onları durdurup geri dönmeleri konusunda uyardılar. Fakat geri dönmeye niyeti olmayan mülteciler, denizin şiddetli dalgalarına rağmen bottaki küçük kürekleri alıp uzaklaşmaya çalıştılar.

3

Bebek için şapka
Bir ilaç karışımı, bir şişe steril su, bir kavanoz bebek maması
Bebeğin altını bağlamak için az bir miktarda peçete
Bebek için bir çift çorap
Ağrı kesici, güneş kremi, diş macunu
Kişisel dökümanlar (bebeğin aşı belgeleri gibi)
Cüzdan (kimlik ve para)
Telefon şarj aleti
Sarı saç bandı

Bunların hepsi kızımı hastalıklardan korumak için. Yunanistan’a vardığımızda, kibar bir adam bize iki kavanoz bebek maması verdi. Başka bir adam da bebeği görünce bisküvi ve su verdi.

Bir Çocuk: Omran, 6, Şam – Suriye

4

Mavi tişörtüyle küçük Omran, geniş olan ailesinden geriye kalan 5 kişi ile Almanya’ya, akrabalarıyla yaşamaya gidiyordu. Her türlü kesiklere ve yaralanmalara karşı önlem almak amacıyla yanlarına sadece ilaç almışlar.

5

1 pantolon, 1 tişört
Acil durumlar için bir şırınga
Marshmallow ve şekerlemeler (Omran’ın favori atıştırmaları)
Sabun, diş fırçası, diş macunu
Bandajlar

Bir Genç: İqbal, 17, Kunduz – Afganistan

6

İqbal, yorgun bedeniyle sürüklenerek çıktığı bottan kurtarabildiği sadece sırt çantası. Savaş bölgesi olan Kunduz bölgesinden kaçarak yüzlerce kilometre seyahat ettikten sonra İran’ın doğusuna varmış ve oradan da yürüyerek Türkiye’ye gelmiş. Buradan da Yunanistan’a geçmiş. Bir kardeşi şuan Florida’da okuyor.

7

1 pantolon, 1 tişört, 1 çift ayakkabı ve çorap
Şampuan ve saç jölesi, diş fırçası, diş macunu, yüz beyazlatıcı krem
Tarak, tırnak makası
Bandaj
100 Amerikan Doları
130 Türk Lirası
Akıllı ve takoz bir telefon
Afganistan, İran ve Türkiye’de kullanılan SIM kartlar

Avrupalıların mülteci olduğumu bilmelerini istemediğim için tenimi beyaza boyayıp saçlarıma jöle sürüyorum. Kaçak olduğumu düşündüklerinde polisi arayıp beni ihbar edebilirler düşüncesi aklımda dönüp dolaşıyor.

Bir Eczacı: İsmini Söylememiş, 34, Suriye

8

Savaş Suriye’yi vurduğunda, babası ona 8 yıl mesleğini icra ettiği Almanya’daki güzel hatıralarını anlatır. Babası gibi o da mutlu ve huzur dolu bir hayat ister. Ailesiyle birlikte Türkiye’ye kaçmışlar ve burada kaçakçılarla anlaşıp Avrupa’ya gitmişler.

Sadece küçük bir çantasını alarak, çocuklarıyla birlikte 53 kişinin bulunduğu bota binmişler. Şans eseri grup güvenli bir şekilde Yunan adalarına ulaşmışlar fakat Yunan sahil güvenliği, geri dönmeleri için onları durdurmuş.

9

Sudan korumak için plastiğe sarılmış para
Islanmış eski bir telefon ve yeni bir akıllı telefon
Telefon şarj aletleri ve kulaklık
Aile fotoğraflarının bulunduğu 16 GB flash disk

Polis olduğunu fark etmemiştik. Arkadaşlarımız bize durmamamız gerektiğini söyledi, eğer durursak bizi Türkiye’ye gönderirlerdi. Yunanca bilmiyorduk. Söylediklerini anlayamazdık. Çocuklarımın ellerinden tutup kendi kendime “geçmemize izin ver, söylediklerinin hiçbirini yapmayacağım“.

Botları batmış ve herkes suyun üzerinde kalmaya çalışmış. Eczacı da çocuklarıyla birlikte kurtulana kadar 45 dakika suyun yüzeyinde ayaklarını çırpmak zorunda kalmış.

Ailemi ve kız kardeşimi Türkiye’de bırakmak zorunda kaldım. Eğer bu botta ölürsem, en azından ailemin fotoğraflarının yanında ölüp gideceğim diye düşündüm.

Artist: Nour, 20, Suriye

10

Nour’un müziğe ve sanata merakı var. Suriyede yaklaşık 7 yıl gitar çalmış ve resim yapmış. Bombalar ve silah sesleri yakınlarda yankılandığında, Nour, yaşadığı yerdeki anılarını hatırlatacağını düşündüğü eşyaları alıp Türkiye’ye gitmiş.

11

Kişisel evraklar için küçük bir çanta
Arkadaşından hediye bir tesbih (yere değmesine izin vermiyor)
Arkadaşından hediye bir saat (kırılmış)
Suriye bayrağı, Filistin rozeti ve arkadaşından hediye gelen ahşap bir kolye
Gitar penaları (bir tanesi yine arkadaşından hediye)
Cep telefonu ve Suriye’den SIM kart
Kimlik
1 tişört

Suriye’den 2 çanta ile ayrıldım fakat kaçakçılar bana sadece bir tanesini alabileceğimi söyledi. Ben de giysilerimin olduğu çantayı bıraktım. Şuan sahip olduğum tek şey bunlar.

Bir Aile: Halep – Suriye

12

Bu aile her şeyini kaybetmiş. Suriye’yi terk ettiklerinde, ailenin her bireyi bir iki çanta almış. Türkiye’den Yunanistan’a doğru giderken denizde botları su almaya başlamış. Botta 7 kadın, 4 erkek ve 20 çocuk bulunuyormuş. Batan bottan geriye kalan ise sadece bir tek çanta.

13

1 tişört, 1 kot pantolon
1 çift ayakkabı
Tuvalet eşyaları
1 bebek bezi, 2 küçük süt ve biraz bisküvi
Kişisel belgeler ve para
Ped
Tarak

Umarım ölürüz. Bu hayat yaşamaya değmiyor artık. Herkes kapısını suratımıza kapadı. Bizim için bir gelecek yok.


Yaklaşık 60 milyon insan savaş, kargaşa ve zulüm yüzünden evlerinden kaçmak zorunda kaldı. 2. Dünya Savaşı’ndan daha çok insan evlerinden oldu.


Fotoğraflar: IRC

Yorum Yokmuş

Bi yorum yaz olmazsa