Kişisel

Suudi Arabistan: Gardiyanlık

22 Temmuz 2016

burka-001

Suudi Arabistan’daki kadınların erkeklerden izin alması olayı, son on yıldaki  sınırlı reformlara rağmen hala devam etmekte ve gitgide artmakta.  Yetişkin kadınların yurtdışına çıkabilmek için, evlenebilmek için ya da hapishaneden çıkabilmek içinmale guardian” dedikleri kişilerden (babası, eşi, kardeşi, oğlu vb.) izin almaları gerekiyor. Çalışmak için ve hatta sosyal sağlık durumundan yararlanabilmek için bile bu kişilerden izin istemeleri gerekiyor. Bu durum kadının doğumundan ölümüne kadar devam ediyor. Yani 12 yaşından küçük çocuklar için de geçerli.

Geçen gün Human Rights Watch, 79 sayfalık bir rapor (Boxed In: Women and Saudi Arabia’s Male Guardianship System) paylaştı. Raporda Suudi kadınların erkek olan akrabalarından izin almadan yaptıkları aktiviteler sonucunda karşılaştıkları resmi ve gayri resmi yaptırımlar anlatıyor. 25 yaşındaki bir Suudi kadın HRW’a şunları söylüyor:

Hepimiz, babalarımızın ya da eşlerimizin bize tanımış oldukları sınırların içinde yaşamak zorundayız.

Bazen de Suudi erkekleri, gerekli bu izinler için kadınlardan zorla para bile istiyorlarmış.

HRW’ın Ortadoğu’daki direktörü Sarah Leah Whitson da şu şekilde özetliyor:

Doğrusu Suudi kadınlar yurt dışına çıkabilmek için, çalışabilmek için ya da herhangi bir şey yapabilmek için hala bağımlı oldukları eşlerinden izin almaya zorlanıyorlar. Bu durum bir insan hakları ihlali ve hükümetin ekonomiyi geliştirme politikalarının önündeki bir bariyer.

Halkın neredeyse %50’si bu durumdan kurtulmak istiyor ve hükümetin halkın bu isteğine kendi başına bir şekilde cevap vermesi gerekiyor.

Suudi kanunlarına göre her Suudi kadının mutlaka bir erkek hegomanyası altında olması gerek. Bu kişiler yukarıda da bahsettiğim gibi babası, eşi, kardeşi, hatta oğlu bile olabilir. Akrabalık derecesi azaldıkça, yani amca ya da dayı gibi, kadın üzerindeki yetki sınırları da azalıyor.

62 yaşındaki bir Suudi kadın şöyle söylüyor:

İnanın ya da inanmayın, oğlum benim gardiyanım. Bu gerçekten çok aşağılayıcı. Benim oğlum, doğurduğum, büyüttüğüm kişi benim gardiyanım.

Kadın hakları aktivistleri düzenli olarak Suudi Arabistan hükümetine gardiyan sistemini ortadan kaldırmaları için çağrıda bulunmuşlar. 2009’da, ve sonra 2013’te, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu’nda bu konuyu düzelteceklerine dair söz vermişler.

Bu sözler verildikten sonra Suudi yetkilileri gardiyan sisteminin kadınların üstündeki etkilerini azaltacak bazı adımlar atmışlar. Artık kadınlar çalışmak için gardiyanlarından izin almalarına gerek olmayacak. 2013’te Kral Abdullah, 30 kadını en yüksek danışma konseyine atamış ve 2015’te kadınlar ilk defa, belediye seçimlerinde hem aday olabilme hem de oy kullanabilme haklarına sahip oldular.

Atılan bu az sayıdaki adımlara rağmen, gardiyan sistemi hala devam etmekte ve atılan bu adımlar da baltalanmaya çalışılmaktadır.

  • Kadın, gardiyanından izin almadan yurt dışına çıkabilmek için pasaport işlemi yapamıyor. Hatta bazı durumlar var ki onlar daha da önemli. Bunlardan bazıları ev kiralama, yasal hak iddia etme.
  • Kadınlar, devlet tarafından finanse edilen yurtdışı görevlerine de gardiyanlarının izni olmadan gidemiyorlar. Ya izin alacaklar ya da gardiyanları onlara eşlik edecek.
  • Kadınların araba kullanması hala yasak.
  • İlginç bir durum da kadınlar gardiyanları tarafından fiziksel & sözlü istismara uğradıklarında da engellerle karşılaşıyorlar. Örneğin, kocasının şiddet uygulaması yüzünden evden kaçıp sığınma evine ya da karakola giden bir kadın, serbest bırakılması için yine kocasının iznine ihtiyacı var. Eğer kocası kabul etmezse kadın ya başka bir sığınma evine gönderiliyor, ya da başkasıyla evlendirilmesi sağlanıyor. Evleneceği yeni adam da o kadının yeni gardiyanı oluyor.
  • Kadın kocasından ayrılmak istediğinde, mahkemede hakim tamamen erkeğin dediklerine bakıyor, onun söylediklerini dinliyor. Kadının erkeğin karşısında hak iddia etmesi söz konusu bile değil.

Emekli bir hakime göre gardiyan sisteminin şeriatta veya islam hukukunda yeri yok.

2000 yılında yapılan Birleşmiş Milletler Kongresi’nde Suudi Arabistan, Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi‘ni imzaladı ve sözleşme koşullarını erteleme olmaksızın yerine getireceğini bildirmiş. Bu koşulların içinde gardiyan sistemin kaldırılması da bulunuyor.

Nisan 2016’da 2030 yılı vizyonunu duyurdular. Bu vizyona göre kadınların yeteneklerini geliştirecekler, onları yeteneklerine göre istihdam edip ekonomiye katkıda bulunacak hale gelmeleri sağlanacak.

Sarah Leah Whitson ayrıca şunu da ekliyor:

Suudi kadınlara onlarca yıl kendi haklarına sahip olacakları ve bunun biraz zaman alacağı söylendi. Halbuki Suudi kadınların toplumda eşit bireyler olarak görülebilmesi için bu kadar beklemelerine gerek yok.

HRW’nin raporunda bazı Suudi kadınların sözlerine yer verilmiş.

Bu durum insanın kafasını allak bullak ediyor ve kendine bakış açını değiştiriyor. Biri senin gardiyanınken nasıl olur da kendine saygı duyabilirsin ya da ailen sana saygı duyabilir?
– Hayat, 44.

Gardiyan sistemi her zaman bri kabus gibiydi. Evlenmek istemiyorum çünkü bir yabancının beni kontrol altına almasını istemiyorum. Bu tamamen kölelik.
– Tala, 20.

Beni hayatımı kontrol eden bir adama vereceğinize öldürmenizi tercih ederim.
– Zahra, 25

Bedeniniz üzerinde gücünüz yok. Bu durum hayatınızın her adımında sizi tedirgin ediyor. Üzerinde çok çaba harcadığınız ve zaman ayırdığınız bir şey, gardiyanınızın kararıyla saniyeler içinde yok olabiliyor.
– Reema, 26

Karşılaştığımız bütün bu zorluklara rağmen şuan daha çok kadının çalışıyor olması muhteşem. Sanırım daha çok değişim olacak. Bu kaçınılmaz bir şey.
– Khadija, 42.

2 Comments

  • Reply Ayca 4 Ağustos 2016 at 21:26

    Fotograf cekimim icin Arabistana gitmistim. Kadin haklari konusunda gercekten cok geriler. Kadinin toplumdaki yeri neredeyse sifir. Nasil olabiliyor da su cagda hala bu durumda olabiliyorlar.

    • Caner
      Reply Caner 6 Ağustos 2016 at 16:59

      Ben de pek anlamış değilim. Fakat bu durumun böyle devam etmeyeceğini düşünüyorum. Eninde sonunda yavaş yavaş da olsa kadınlara verilmesi gereken hakları tanıyacaklarından eminim. Bence krala da bununla ilgili epey bir baskı yapılıyordur.
      Rio’daki olimpiyat oyunlarında, kendi kortejlerinin başında bisiklet süren bir kadın vardı. Nasıl izin verdiler bilemiyorum.

    Bi yorum yaz olmazsa